9 Şubat 2013 Cumartesi

OSCAR 2013: Silver Linings Playbook


Haftasonumun içine etmediğin için teşekkürler


Cumartesi kahvaltımı yaparken seyrettim bu filmi. Haftasonu başlangıcı için riskli bir şey bu... yani film seyretmek. En nihayetinde kavun değil bu koklayarak anlayasın, kelek mi değil mi...

Kelek değilmiş.
Hiç bir yoruma bakmadan açtım izledim. Romantik-drama-komedi tarzında. Aslında pek komik değil ama çok eğlenceli. Tabi bu türden bir hikaye başımıza gelmediği sürece.

Pat (Bradley Cooper) bir akıl sağlığı kliniğinden (tımarhane ya da akıl hastanesi demiyorum) yeni çıkmıştır ve ilk bakışta öğrendiğimiz kadarıyla karısı onu aldattığı için akıl sağlığı "biraz" bozulmuştur.  Ailesi ona göz kulak olmaktadır. Aslında biraz hüzünlü müzikler ve ve depresif suratlarla kasvetli bir film olabilirdi bu. Lakin bipolar bir adam aşık olursa ve kadın da en az kendisi kadar kafayı üşütmüşse bu kasvet yerini komediye bırakır.





Pat karısı onu aldattığı için kafayı üşütmüştür ve karşısına çıkan kadın (ki bu jennifer lawrance oluyor) da kocası öldüğü için kafayı üşütmüştür. (Bu arada Jennifer'ın güzelliğini tarif etmek için güzel Türkçemiz'de uygun kelimeyi bulamıyorum, ayrıca rolüne de cuk oturmuş.) İkisinin birbirine çok yakışacağını ilk bakışta görüyoruz, sorun bunu onların görüp göremeyeceği zaten...

Bu arada Robert DeNiro da var. Robert fuckin' DeNiro! Pat'in babası Bahis manyağı, fanatik Eagles taraftarı. Her türlü totemi kullanarak bahislerde kazanabileceğini düşünüyor. Ne saçma değil mi? Bence değil, işe yarayabilir. Bu arada bu rolle bir de Oscar adaylığı da var.

Çok sıradışı bir aşk hikayesi; en iyi film ve en iyi uyarlama senaryo dahil toplam 8 dalda Oscar adayı olan çok sıradışı bir aşk hikayesi. Filmin sonlarına doğru bu adaylıklar kafama dank etti. Malum iyi bir filmin sonu genellikle kötü biter. Bu film de yapı itibariyle kötü bitecekmiş gibi. Bir şekilde film istediğim gibi bitti. Böylelikle güne gayet keyifle başladım. 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder